Tehlikeli Madde Taşımacılığı

Lojistikte en büyük sorumluluk ve risk barındıran taşımacılık türü kapsamında değerlendirilmesi gereken Tehlikeli Madde Taşımacılığı; sadece müşterinin hak, çıkar ve güvenliğinin değil buna ek olarak çevrenin, hayvanların, insanların da güvenliğinin ön planda tutulması gereken ve yüksek oranda sorumluluk gerektiren bir taşımacılık türüdür. Coğrafi konumu, altyapı yatırımları, üretim ve ticari çeşitliliği göz önünde bulundurulduğunda karayolu taşımacılığını oldukça yoğun şekilde kullanan Türkiye, ek olarak uluslararası karayolu tehlikeli madde taşımacılığında da önemli bir role sahiptir. Ülkemizde; eşyalara, çevreye, hayvanlara ya da insanlara zarar verebilecek ve telafisi imkansız kazalara yol açabilecek her türlü yanıcı, patlayıcı, zehirli, bulaşıcı, aşındırıcı ve radyoaktif maddenin taşınması 2015 yılı itibariyle Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı sorumluluğunda ve uluslararası ADR hükümleri kapsamında gerçekleştirilmektedir.

Türkiye’nin de tabii olduğu tehlikeli malların uluslararası karayolu taşımacılığı standartlarını belirleyen bir Avrupa Anlaşması olan ADR (European Agreement on the International Transport of Dangerous Goods by Road), bugün 50 ülkede geçerlidir.

Tabi ki tehlikeli maddelerin taşımacılığında karayolunun yanı sıra, demiryolu, denizyolu, havayolu ve iç su yolları gibi servisler de kullanılmaktadır ve tüm bu lojistik hizmetler farklı uluslararası anlaşmalar kapsamında güvence altına alınmıştır. Bu anlaşmaları demiryolunda RID (Tehlikeli Maddelerin Demiryolları ile Taşınmasına Dair Avrupa Anlaşması), denizyolunda IMDG-CODE: Tehlikeli Maddelerin Denizyolu ile Taşınmasına Dair Avrupa Anlaşması, havayolunda IATA-DGR: Tehlikeli Maddelerin Havayolu ile Taşınması için Direktif ve iç su yollarında IATA-DGR: Tehlikeli Maddelerin Havayolu ile Taşınması için Direktif olarak sıralamak mümkündür.

Yine karayolunda tehlikeli madde taşınmasına yönelik bir de yönetmelik bulunmaktadır. 2011 yılında yürürlüğe giren ve 2013 yılında revize edilen bu yönetmeliğin de amacı karayolu tehlikeli madde taşıyıcılığında hizmet veren ya da rol üstlene tüm paydaşların yani tehlikeli madde gönderenlerin, alıcıların, bu maddeleri yükleyen, dolduran, boşaltan, ambalajlayan tüm aracıların, taşımacılıkta kullanılan araçların, yüklenici firmaların, araçları kullanan şoför ve operatörlerin, işletmecilerin sorumluluklarını ve çalışma şartlarını belirlemektir.

Tehlikeli madde taşımacılığını 6 aşamada değerlendirmek mümkündür:

Paketleme
Yükleme
Gönderme
Taşıma
Alma
Boşaltma
Karayolunda tehlikeli madde taşımacılığının, yine karayolunda yapılan atık, canlı hayvan, taze gıda ve diğer tüm taşıma türleri içindeki toplam oranı %11,7’dir.

Tehlikeli maddeler; patlayıcı madde ve nesneler, gazlar, yanıcı katı maddeler, yanıcı sıvı maddeler, kendiliğinden yanmaya yatkın maddeler, suyla temas halinde yanıcı gazlar açığa çıkaran maddeler, oksitleyici maddeler, organik peroksitler, zehirli maddeler, bulaşıcı maddeler, radyoaktif maddeler, aşındırıcı maddeler, farklı tehlikeleri olan madde ve nesneler gibi gruplara ayrılarak sınıflandırılmaktadır. Bu şekilde sınıflandırılmış 13 farklı tehlikeli madde grubu yer almakta ve bu grupların içinde ayrı kodlara sahip yaklaşık 3.500 tehlikeli madde bulunmaktadır.

ADR’Lİ TEHLİKELİ MADDE NASIL TAŞINIR?

Karayolunda taşıması yapılacak tehlikeli maddeler öncelikle taşınan maddenin ya da nesnenin yapısına uygun belgeye sahip bir araçla yola çıkartılmalıdır. Yine taşımacılık esnasında kullanılan ana ve yardımcı tüm araçların (tank, tüplü tanker, portatif tank vb.) plakalarına bakılarak olması gereken rutin muayenelerinin yapılıp yapılmadığı mutlak suretle kontrol edilmelidir. Karayolunda tehlikeli madde taşımacılığı yapan tüm taşıt ve tankların üzerinde uyarıcı levha ve turuncu plakaların olması bir zorunluluktur.

Esalco Lojistik olarak, tehlikeli madde taşımacılığı da dahil olmak üzere karayolu, havayolu, denizyolu ve entegre lojistik çözümlerimizle her zaman size destek vermeye hazırız. Lojistik ihtiyaçlarınızla ilgili çözümlerimizle tanışmak için bizi arayabilirsiniz.

×